bunalmak

sıkıntı çekmek

Beypazari ağzindan sözcükler. 2010.

Look at other dictionaries:

  • bunalmak — nsz 1) Soluk alması güçleşmek Hoca bu son sözleri söylerken havasızlıktan bunalıyor gibi başını tavana kaldırıyor. R. N. Güntekin 2) mec. Çok sıkılmak, çok tedirgin olmak Geçenlerde yeni çıkan uzunca bir şiirini okuyuncaya kadar bunaldım. N.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • içi sıkılmak — bunalmak Sekiz saattir trendeyim. Tren boş ve neşesiz. İçim sıkılıyor. A. Haşim …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • boğulmak — nsz 1) Boğma işine konu olmak 2) Havasızlıktan ölmek Denize düşmeden boğulacağız diye haykırıyordu. Halikarnas Balıkçısı 3) mec. Bunalmak Bu misalleri görüp de Boğaziçi tepelerinin apartman yığınları ile boğulduklarına yanmaz mısınız? F. R. Atay …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bunalıvermek — nsz Çabucak bunalmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bunalma — is. Bunalmak işi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • daralmak — nsz 1) Dar duruma gelmek, küçülmek 2) Azalmak Yıllar geçer, bir gün bakarsınız vakitler daralmış. R. N. Güntekin 3) Zayıflamak Hafızası o kadar daralmış, bir sene evvelini hatırlamıyor gibi. S. F. Abasıyanık 4) mec. Güçleşmek, zorlaşmak Geçimi… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sıcaklamak — nsz Sıcaktan bunalmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bıkkınlık gelmek — bıkmak, usanmak, bunalmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hafakanlar basmak (veya boğmak) — sıkıntıdan bunalmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • abandone olmak — 1) (biri) dövüşemeyecek duruma gelmek 2) mec. (biri) bunalmak, sıkıntı içinde bulunmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.