kolluk

merdiven kenarındaki korumaların üstünde düz tahta kısım

Beypazari ağzindan sözcükler. 2010.

Look at other dictionaries:

  • kolluk — 1. is., ğu 1) Gömlek kollarının ucundaki iliklenen bölüm, manşet Frenk gömleğinde, bazen bileklerinden ellerinin üstüne düşen yuvarlak, katı, kolalı kollukları vardı. A. Ş. Hisar 2) İş yaparken giysiyi korumak için bilekten dirseğe kadar kola… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kolluk kuvveti — is. Güvenlik güçlerinin oluşturduğu birlik Birinci fıkra hükmü, Silahlı Kuvvetler ve kolluk kuvvetleri mensupları ile kamu hizmet görevlilerinin dernek kurma haklarına başkaca sınırlamalar getirilmesine ... engel değildir. Anayasa …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Kolbastı — Kolbastı, auch Faroz Kesmesi oder Hoptek bezeichnet, ist ein türkischer Solo oder Gruppentanz, der hauptsächlich in der Stadt Trabzon getanzt wird. Seit einigen Jahren ist der Tanz auch außerhalb Trabzons sehr populär. Geschichte Einer populären… …   Deutsch Wikipedia

  • adli polis — is., huk. Adliye içerisinde güvenliği sağlayıp adli işlere yardımcı olan kolluk gücü İçeri girerek bir kapının önünde adli polis yazısını okudu. S. F. Abasıyanık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • adli zabıta — is., huk. Bir suç sonrası sanığı ve suç delillerini adli yetkililere sunan kolluk kuvveti …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • belediye zabıtası — is. Kanunlarla belediyeye verilmiş emir ve yasakları belediye sınırları içerisinde takip etmekle görevli kolluk kuvveti, belediye polisi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • eliyle — zf. Aracılığıyla, marifetiyle, tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisinin bütün bina, tesis, eklenti ve arazisinde kolluk ve yönetim hizmetleri Meclis Başkanlığı eliyle düzenlenir ve yürütülür. Anayasa …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ihzar müzekkeresi — is., huk. Mahkemece yapılan çağrıya uymayanların kolluk gücüyle mahkemeye gelmesini sağlamak için verilen yazılı emir …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kola çıkma — is. Kamu düzenini korumak için, kolluk kuvvetlerinin şehir çevresinde atla dolaşması …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kolçak — is., ğı 1) Yalnız başparmağı ayrı, diğer dört parmağı bir örülmüş yün eldiven 2) Koltuk veya iskemlenin kol konacak parçası Pencerenin karşısında, kolçaklarından biri kopuk, sallanan iskemleye oturmuş, iki eliyle sağlam kolçağa sıkı sıkı… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.