hışır

inatçı

Beypazari ağzindan sözcükler. 2010.

Look at other dictionaries:

  • hışır — is., hlk. 1) Olmamış meyve 2) sf. Taşkınlık gösteren, yaramaz (kimse) Serde toyluk vardı a canım. Sahi ne hışırdım o zaman. İlk gençlik, sersemlik, budalalık çağı. H. Taner 3) sf., argo Aptal, sersem Birleşik Sözler hışır hışır Atasözü, Deyim ve… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HIŞIR — Kavun ve karpuzun kabuk kısmı. * Olgunlaşmamış kavun. * Kötü bir tabaklama neticesinde, bazı kısımları sert kalan deri. * Mc: Kaba, görgüsüz ve salak kimse …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • hışır hışır — zf. Hışırtı çıkararak Kâğıtları hışır hışır karıştırıyordu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Munda people — The Munda are tribal (Adivasi) people of the Chota Nagpur Plateau region. They are found across Jharkhand, Bihar, West Bengal, Chhattisgarh, Orissa and Assam states of India, and into parts of Bangladesh. Their language is Mundari, which belongs… …   Wikipedia

  • hışırdamak — nsz Kâğıt, kumaş, kuru yaprak vb. nesneler birbirlerine sürtünürken, buruşturulurken hışır diye ses çıkarmak Tepemizdeki çınarın yaprakları ılık bir rüzgârla tatlı tatlı hışırdıyordu. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hışırlık — is., ğı Hışır olma durumu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.