geçinmek

ölmek , vefat etmek

Beypazari ağzindan sözcükler. 2010.

Look at other dictionaries:

  • geçinmek — nsz 1) Yaşamak için gerekeni sağlamak Muharrem artık yalnız balıkçılıkla geçiniyordu. S. F. Abasıyanık 2) le Uzlaşmak, anlaşmak Aman çocuklar, birbirinizle iyi geçinin. 3) mec. Taslamak Şiir güç ya, şair olmak, şair geçinmek o kadar değil. N.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gül gibi geçinmek (veya yaşamak) — 1) çok iyi anlaşmak, geçinmek 2) pek geniş olmayan bir imkânla rahat, sıkıntısız yaşamak Allah bereket versin, gül gibi geçiniyorum. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • akıllı geçinmek — kendini çok akıllı sanmak Akıllı geçinen kadınlardan beklenebilecek tepkileri vermedi hiç. R. Erduran …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kalemiyle yaşamak (veya geçinmek) — geçimini yazılarıyla sağlamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sırtından geçinmek — (birinin) geçimini o kimseden sağlamak Öteki karınca türlerinin yuvalarını yağma edip kendi boyunduruklarına alıyor, onların sırtından geçiniyorlarmış. T. Halman …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gıt ganaat geçinmek — geçim sıkıntısı çekmek …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • geçimini doğrultmak — geçinmek için yeteri kadar para kazanmak Biri elbise askısı yapıyor, diğeri de yapılanları satıyor, böylece geçimlerini doğrultuyorlardı. S. Ayverdi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ezuklanmak — geçinmek, ezuka almak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • DERD-İ MAİŞET — Geçinmek derdi ve zorluğu. Maişet derdi …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • parasını yemek — (birinin) çalışmadan bedavadan geçinmek, birinin sırtından geçinmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.