esmek

1. istemek
2. üzerine gelmek , biriyle sürekli uğraşmak

Beypazari ağzindan sözcükler. 2010.

Look at other dictionaries:

  • esmek — esmek; kalburlayarak savurrnak; uzatmak I, 165 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • eşmek — eşmek; taşmak; (at hakkında) yorga yürümek I, 166 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • esmek — nsz, er 1) Hava bir yönden bir yöne akmak, rüzgâr olmak İki üç günden beri sert bir kış rüzgârı esiyor. A. Haşim 2) e, mec. Yapılması önce düşünülmüş olmayan veya beklenmeyen bir şeyi yapmaya birdenbire karar vermek Bu yolculuk size nereden esti? …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • eşmek — 1. nsz, er At hızlı gitmek 2. i, er 1) Toprağı veya toprak gibi yumuşak bir şeyi biraz kazmak Bereket versin ateş koydu demin komşu kadın. / Üşüyorsan eşiver mangalı, eş, eş de ısın. M. A. Ersoy 2) mec. Araştırmak, incelemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • efil efil esmek — yazın rüzgâr yavaş yavaş, serin serin esmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hava fena esmek — ortamla ilgili her türlü şart kötü durumda olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hava iyi esmek — ortamla ilgili her türlü şart uygun durumda olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yerinde yeller esmek — artık bulunmamak, yok olmak Tepebaşı ndaki Dram Tiyatrosu yandı gitti. Bugün yerinde yeller esiyor. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aklına esmek — daha önce düşünmemiş olduğu şeyi birden yapmaya karar vermek Merak edecek bir şey yok, aklına esmiş, gelmiş olacak. H. E. Adıvar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • başında kavak yeli esmek — 1) genç sorumluluk duygusundan uzak, zevk, eğlence peşinde koşmak Kocası yaşlı diye genç bir kadının başında kavak yelleri estiğine hükmetmek lazım gelmez. R. H. Karay 2) gerçekleşmeyecek şeyler düşünerek vakit geçirmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.