ermek

maksada ulaşmak, kavuşmak

Beypazari ağzindan sözcükler. 2010.

Look at other dictionaries:

  • ermek — e, er 1) Erişmek, kavuşmak Nereden geldiğini anlamadığı bir ataklığa ermişti. N. Cumalı 2) Yetişip dokunmak Eli tavana ermek. 3) nsz Bitkiler veya bunların ürünleri olgunlaşmak Ekinler ermeden biçilmez. 4) nsz, din b. Kendini Tanrı yoluna vermiş… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ermek — irkilmek, yalnızlık duymak; (duvar) yarmak I, 172, 173 olmak, imek I, 24, 25, 74, 89,109,164, 215, 384, 399, 418, 430, 458, 516; I I, 56, 57 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • ermek — kaba, kalın bez …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • başı göğe ermek (veya değmek) — alay beklenmeyen bir mutluluğa ermek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • büluğa ermek — ergenleşmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hidayete ermek — 1) Müslüman olmak, İslam dinini kabul etmek Önce onu sünnet ettirmiş, hidayete erdiği için adını da Hadi koymuş ve konağına almış. Y. Z. Ortaç 2) gerçeği görüp kabullenmek, aklı başına gelmek Bizim gibi nice avareler burada hidayete ermişlerdir.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kemale ermek (veya gelmek) — olgunlaşmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sona ermek — son bulmak Kavga âdeta göz yaşları içinde sona eriyordu. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • murada (veya muradına) ermek — isteğine kavuşmak, dileği gerçekleşmek, arzusu yerine gelmek Sevdalılar nihayet murada eriyorlar. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • nihayete ermek — sona varmak, sonuçlanmak, bitmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.