densiz

düşük konuşarak düşük iş yapan münasebetsiz hareket eden

Beypazari ağzindan sözcükler. 2010.

Look at other dictionaries:

  • densiz — sf. Yakışıksız ve saygısızca davranan (kimse) Babasız büyümüş, anasından yüz bulmuş, densiz, şımarık, münasebetsiz bir haşarı. S. M. Alus …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • denli densiz söz söylemek — uygunsuz, yakışıksız ve saygısız sözler söylemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • deli olmak işten değil — densiz davranışlar, güç durumlar veya duyulan öfke karşısında düşülen çaresizliği anlatan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aklıevvel — sf., Ar. ˁaḳl + evvel 1) Akıllı geçinen Bizde de bir aklıevvel çıksa şu son durumda yaraya şifa verecek neler söylerdi diye düşündüm. H. Taner 2) Densiz, münasebetsiz, sağduyu sahibi olmayan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • denli — 1. e. Kadar anlamında üstünlük derecesini belirten bir söz Ne denli uğraşsanız boştur, nesir yazarının da şair kadar saygıya layık olduğuna kimseyi inandıramazsınız. N. Ataç Birleşik Sözler bu denli ne denli o denli şu denli 2. sf. Ağırbaşlı,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • densizlik — is., ği Densiz olma durumu, densizce davranış Elimi uzatsam benim olacak bir vazoya sırt çevirip başkasına kaptırınca onu benden çalınmış saymak neden? ... kendi densizliğimden. H. Taner Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller densizlik etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Waldenses — /wɒlˈdɛnsiz/ (say wol denseez) plural noun the members of a Christian reform movement which arose after 1170 in southern France under the leadership of Pierre Waldo, a merchant of Lyons, and in the 16th century joined the Reformation movement.… …   Australian English dictionary

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.